Seferberlikte Bir Türk Askeri

Giriş: Bu makalede anlatılan anıların özelliği, birebir yaşanmış olayları, bizzat yaşayan kişinin kendi ağzından anlatılmış olmasıdır. Ben sadece bazı cümle düşüklüklerini parantezlerle düzeltmeye çalıştım. Yorumlar, tamamen anlatan ve olayları yaşayan kişiye aittir. 1914–1922 yılları arasında geçen olayların köy kökenli bir asker tarafından analizinin yapılmasını çok önemli buldum. Bu nedenle de

Daha Fazla Oku »

Tarihimizde Suhte (Medreseli) İsyanları

            TARİHİMİZDE SUHTE İSYANLARI    Uygar toplumlar için tarihleriyle yüzleşmek önemlidir. Tarihle yüzleşmek, tarihten dersler çıkarmak için yapılır. Bu yöntem uygulandığında yanlışlar tekrarlanmaz, tarihi süreç içinde gerçekleşen olumsuz toplumsal olaylar gerçekleşmez, yeniden tekerrür etmez. Toplumsal ilerleme ancak tarihi olaylardan ders çıkarılmasıyla mümkündür. Aksi halde tekrarlanan yanlışlıklar

Daha Fazla Oku »

Kürt İsyanlarının Tarihi Nedenleri

İmparatorluk süreci yaşamış hemen bütün devletlerin parçalanmalarından sonra, kurulan yeni devlet sınırları içinde çok çeşitli etnik grupların kalması kaçınılmazdır. Bu durum İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin gibi birçok ulus için de aynıdır. Nitekim bu ulusların günümüzde yaşadıkları topraklarında da nüfuslarının bir kısmı, farklı etnik yapıdaki yurttaşlarıdır. Ülkemizde de böyledir. Osmanlı

Daha Fazla Oku »

Kadızalideler İsyanı

Osmanlı tarihinde, tarih kitaplarında pek fazla üzerinde durulmadığı için çoğumuzun bilmediği bir dönem vardır. Kurucusunun adı ile anılır: Kadızadeliler Hareketi. 17. Yüzyılın ilk çeyreğinde bu hareket nedeniyle İstanbul halkı bir dini tartışma yüzünden ikiye bölündü… Türk tarihinin en tutucu dini hareketi olan Kadızadeler “Dinde yoktur” diye birden fazla minaresi olan

Daha Fazla Oku »

Osmanlı’da İlk Laik Uygulamalar: Köprülüler Devri

Osmanlı Devleti’nde Köprülüler devrinin önemli bir yeri vardır. Çünkü bu devirde özellikle Anadolu Türkmenleri kendilerine karşı uzun bir zamandır süregelen baskılardan büyük ölçüde kurtulmuş, kendilerini daha özgür hissetmişlerdir. Kuyucu Murat Paşa ve IV. Murat dönemlerinde Alevi Türkmenlere karşı yapılan baskı ve önyargılar Köprülüler devrinde son bulmuştur. Bu nedenle de kimi

Daha Fazla Oku »

Rüşvet, Hile ve Desisenin Tarihteki Simgesi: Rüstem Paşa

Rüstem Paşa, Osmanlı tarihinde rüşvet ve iltimasın, devleti soymanın, her türlü hile ve desisenin olağanlaşmasının sembolü sayılır. Damat Rüstem Paşa Kanuni Sultan Süleyman’ın saltanatı döneminde 28 Kasım 1544 -6 Ekim 1553 ve 29 Eylül 1555-10 Temmuz 1561 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. Rüstem Paşa, yaklaşık 1500 yılında Boşnak

Daha Fazla Oku »

Kuyucu Murat Paşa ve Anadolu Türkmenleri

16. yüzyıl sonları ve 17. yüzyıl başlarında cereyan eden Büyük Kaçgun Döneminde Anadolu’da Alevi Türkmen kıyımı ile ünlenmiş Osmanlı Sadrazamı Kuyucu Murat Paşa, Hırvat asıllı bir devşirmedir. O da her devşirme gibi çocukluğunda seçime tabi tutulmuş, özel olarak yetiştirilmeye alınan insanlardan birisidir. Önce Enderun mektebine girmiş, oradan çıkmasından sonra da

Daha Fazla Oku »

Muhibbi ve Muhlisi

Yukarıdaki mahlaslar, Kanuni Sultan Süleyman ve boğdurarak öldürttüğü oğlu Şehzade Mustafa’ya aittir. Osmanlı padişahları ve şehzadelerinin önemli bir kısmı şairdi. Değişik adlar kullanarak şiirler yazarlardı. Kullandıkları bu takma adlara da “Mahlas” denirdi. Fatih Sultan Mehmet’in Avni, II. Beyazıt’ın Adli, Genç Osman’ın Farisi, IV. Murat’ın Muradi,  III. Selim’in İlhami mahlaslarıyla şiirler

Daha Fazla Oku »

Ortodoks Türkler

Anadolu’nun Türkleşmesi konusunda sayısız araştırma ve yayın vardır. Bunların tümünün ortak noktası, bu sürecin yüzyıllar boyunca devam ettiği şeklindeki yaklaşımdır. Gerçekten de Anadolu’nun demografik yapısının Türkler lehine değişmesi yüzyılları bulmuştur. Kuşkusuz Anadolu’ya Türklerin gelişi yoğun olarak Malazgirt Meydan Savaşı’ndan sonra başlar. 1072, 1225 ve 1525 yıllarındaki üç büyük göç dalgasında

Daha Fazla Oku »

Büyük Kaçgun Dönemi’nde Ordu Yöresi

Osmanlı tarihinde 16. yüzyılın ikinci yarısı ile 17. yüzyılın ilk yarısı arasındaki kaotik döneme “Büyük Kaçgun Dönemi” denir.  Kimi tarihçilerin “Celali Fetreti” dedikleri yaklaşık 100 yıllık bu sürecin iyi bilinmesi, tarihimizin çok daha iyi anlaşılması ve günümüzdeki sosyo-kültürel ilişkilerin daha bilimsel analiz edilebilmesi için bir zorunluluktur. Bu dönemde hem Celali

Daha Fazla Oku »

Osmanlı Devleti ve Akılcılık

Günümüzde tarihçilerimizin ve din bilginlerimizin üzerinde önemle durmaları gereken bir soru vardır;  Osmanlı devleti tebasının çoğunluğu Türk ve Hanefi mezhebinden olmasına rağmen, neden Osmanlılar kendileri gibi Türk kökenli olan ve Türkistan’daki soydaşlarının mensubu olduğu itikat mezhebi Maturidiliği arka plana iterek bir Arap yorumu olan Eş’ariliğe daha fazla önem vermişler ve

Daha Fazla Oku »

Tarihimizde Tarikatlar

Tarikatların İslâm medeniyetini ve ona zemin hazırlayan şehir hayatını şekillendirme noktasında üstlendikleri fonksiyonlar, günümüzde sosyal tarih çalışmalarının başlıca inceleme konuları arasındadır. Tarih boyunca İslam toplumlarını incelemeyi amaçlayan her bilimsel araştırma temel bir soruna çözüm bulmakla işe başlamıştır. Bu sorun, bir üst örgütlenme şekli olan devlet ile onun yönetimi altındaki insanların

Daha Fazla Oku »

Hacı Emiroğulları Beyliği ve Ordu

  11. ve 15. yy’lar arasında Anadolu’nun birçok yerinde Anadolu Türk Beylikleri kuruldu. Bu beylikleri, 1071 yılında Malazgirt Meydan Savaşının kazanılmasından hemen sonra kurulan 1. Dönem Anadolu Beylikleri ve 1243 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulan 2. Dönem Anadolu Beylikleri diye adlandırmak mümkündür.   Her iki dönemde de bu

Daha Fazla Oku »

Aleviler

Tarih bilimi, ülkemiz özelinde yeterince objektif uygulanmamış olacak ki, birçok olayda olduğu gibi Alevilik konusunda da yeterli ve gerçek bilgilere yer vermeme inatlığı içindedir.  Bu konuda gerçek bilgileri ancak özel araştırmalar yapan araştırmacı ve ciddiye alınabilecek tarihçilerin çalışmalarından anlamaktayız. Yüzyıllarca Alevilik, inanç ve ideoloji örgüleriyle, tarafsız ve nesnel bir saha

Daha Fazla Oku »

1883 Yangını ve Ordu Şehrinin Yeniden Kurulması

Ordu yerleşkesi, 14. yüzyılda yöreyi Türkleştiren Hacı Emiroğulları tarafından kurulmuştur. Hacı Emiroğulları Beyliği’nin en parlak dönemi Süleyman Bey zamanıdır. Beyliğin kurucusu Bayram Bey, onun oğlu Hacı Emir Bey ve Emir Bey’in oğlu Süleyman Beydir. Süleyman Bey, babası ve dedesinin yaklaşık yüz yıldan fazla mücadeleleri sonucu geniş bir araziye sahip olan

Daha Fazla Oku »